Manken Deniz Akkaya’nın 15 yaşındaki kızıyla ilgili yaptığı paylaşımla gündem olmaya devam ediyor. Olay Akkaya’nın kızı A.Ö.’nün kendisine saldırıp, balkona kilitlediğini iddia etmesiyle başladı. Akkaya’nın tartışmalara neden olan paylaşımının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık tarafından koruma altına alınan A.Ö’ye gerekli gerekli psikolojik desteğin verilmeye başladığı öğrenildi. 

‘TEYZEM KIZIMI BOĞMAYA ÇALIŞTI’

Son açıklamasında ise kızının devletin güvenli ve sıcak kollarında olduğunu belirten Akkaya, “Bir çocuk yurdunda geçirilen tüm gün.  Anne ve babasız kalmak. Kızım pişman ve suçlamasını çekmek istiyor. Geriye kalan ise tam bir gün hallaç pamuğuna çevirilen bir anne. Yine olan annelere oldu.” dedi. Öte yandan ailesiyle ilgili de çarpıcı iddialarda bulunan Akkaya, "Bizim ailede dayak ailenin fıtratında bir konuymuş." diyerek teyzesinin kızına şiddet uyguladığını ve iki kez kızını boğmaya çalıştığını ileri sürdü. 

Paylaşımlarıyla “Çocuğunun psikolojsini düşünmeyen anne” olarak eleştirilen Akkaya’nın içinde bulunduğu ruh halini, bir ebeveyn olarak çocuğuna yaklaşımını ve çocuğun hem bu süreçte hem de ilerde yaşadıklarından nasıl etkileneceğini uzmanlara sorduk. 

Bayram tatilinde Balıkesir'de 15 bin ton çöp toplandı Bayram tatilinde Balıkesir'de 15 bin ton çöp toplandı

ÇOCUK SAHİBİ OLMAK MESULİYETTİR 

Deniz Akkaya’nın kızıyla ilgili açıklamalarını ‘son derece talihsizlik’ olarak değerlendiren Dr. Yağmur Ersoy, “Her çocuk bakım verenleri tarafından koşulsuz sevilmeyi hak eder. Ayrıca çocuk sahibi olmak zaruriyet değil, mesuliyet meselesidir.” dedi. 

Whatsapp Görsel 2024 05 30 Saat 11.56.52 6A77C5B4

‘SÖYLEMLERİ ÇOK İNCİTİCİ’

Akkaya’nın söylemlerinin çok sert ve incitici olduğunu kaydeden Ersoy, “Yanlış eş seçimi, istenmeyen gebelikler eşlerin/ insanların yalnızca kendilerini ilgilendiren bir meseledir. Bu durumun bu şekilde kamuoyuna lanse edilmesi ilerde çocuk için çok yaralayıcı sonuçlar doğurabilir.” diye konuştu. 

‘BİR ÖMÜR ÜZERİNDE TAŞIYACAK’

Çocuğun istenmediğini, onaylanmadığını ve sevilmediğini hissetmiş olabileceğine değinen Ersoy, “Çocuklar bu duyguları bir mühür gibi ömrü boyunca üzerlerinde taşırlar. Bu sebeple, bilhassa topluma mal olmuş ünlenmiş kişilerin kayda geçerek ileride okuyunca çocuklarını incitecek ağır sözler söylemekten imtina etmeleri gerekir. dedi. 

‘ANNEYE YÜKLENMEK DOĞRU OLMAZ’

Öte yandan olayın öncesinde silsile halinde yaşanan şeyler olduğuna dikkati çeken Uzman Klinik Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz ise “Çocuğun psikolojisiyle, babadan gelen genlerle,  anne baba ayrılığının getirmiş olduğu travmalarla ilgili olabilir. Burada anneye de çok yüklenmek doğru olmaz. Ayrılık sonrası çocuğu tek başına yetiştirmeden kaynaklı zorluklar anneye ağır gelmiş olabilir. Annenin duygu durumundan çocuk da etkilenmiştir.” dedi. 

‘KIZINI TERAPİSTE GÖTÜRMELİYDİ’

Böyle durumlarda taraf olarak yorum yapmanın yaralayıcı olacağına vurgu yapan Yılmaz, “Anne belli ki baş edemez bir durma gelmiş ve artık ipleri koparmış. Fakat ideal olan annenin kendisine olan saygıyı, sevgiyi ve güveni kaybettirmeyeceği bir yöntem olarak çocuğu için bir terapiste başvurmalıydı. İdeal olan bu ama süreci bilmeden konuşmak da ahkam kesmek olur.” diye konuştu. 

‘AKKAYA’NIN İFŞASI YANLIŞ OLDU’

Çocuğun ergenlik döneminin yeni aidiyetler kurmak istediği ve kendini var etmeye çalıştığı bir dönem olduğunu belirten Yılmaz, “İddia edildiği üzere çocuğun anneye sert tutumu söz konusu. Fakat bunun medya aracılığıyla ifşa olması ve ülke gündemine gelmesi yanlış olmuş. Keşke çocuk  bu olayda daha olgun bir ebeveyn tutumu görseydi. Çünkü çocuklar bu dönemlerde hem ebeveyn ile bağ kurmayı hem de kaçmayı ister. Ebeveyn burada bağı kopartmadan özgürleşmesine izin vermeliydi. Psikolojik olarak çocuğu daha aşağı çeken bir durum olmuş.” dedi. 

KORUMA İÇGÜDÜSÜ YANLIŞ YAPTIRMIŞ 

Deniz Akaya’nın ‘Burnu sürtsün diye kendi rızamla çocuk esirgemeye gönderdim’ açıklamasını değerlendiren Yılmaz, “Bu şekilde çocuklar terapistiyle iş birliği de sağlayamıyor. Bu tarz olaylarda bize düşen ise magazinel değerlendirmeler yapmaktan ziyade, olayın boyutlarını düşmek gerek. Taraflı yorumlardan da kaçınmak lazım. Ebevenyler de bazen öyle ağır şeyler yaşıyor ki çocuğunu koruma iç güdüsüyle yanlış yapabiliyor.” dedi. 

‘ÇOCUĞUN DURUMU DAHA TRAVMATİK’

Bu olayda Deniz Akkaya bir ebeveyn olarak pişman olduğunu, üzüldüğünü ve bu ilişkiyi tekrar onarmaya çalıştığını çocuğuna göstermesi gerekiyor. Zaman gerekebilir ebeveyn önce kendini toparladıktan sonra çocuğun gönlünü almaya çalışması lazım. Çocuğun durumu daha trawmatik olmuş. Her iki tarafta destek alarak ilişkiyi tekrar düzenlemeye ve yaraları sarmaya çalışmalı. Bu sayede çocuğun zihninde travmanın etkisi azalabilir.

Muhabir: Nurcan Çalışkan