POLİTİKA

Erdoğan'dan Netanyahu'ya: Sende atom bombası var mı, yok mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinn TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Filistin meselesine değinerek, Netanyahu'ya elinde atom bombası olup olmadığını sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'de soykırım yaşandığını belirterek, "Dolayısıyla şu anda yüzlerce, binlerce avukat ile Lahey Adalet Divanı'na soykırım noktasında da bütün adımları atıp, gerekli olan duyuruyu yapmanın gayreti içerisinde olacağız. 'İnsanım' diyen hiç kimse, Gazze'de yaşanan bu katliamları onaylayamaz. Mazur ve meşru göremez. İsrail yönetimini lanetlerken elbette bu katliamlara aleni destek verenleri, meşrulaştırmak için kırk dereden su getirenleri de unutmuyoruz. İsrail'in işlediği insanlık suçlarına ses çıkarmayanlar, en az failler kadar bu suçlara ortaktır. Gazze'de öldürülen yavruların kanı, İsrail yönetimine silah, mühimmat ve istihbarat desteği sağlayanların alınlarına utanç lekesi olarak yapışmıştır. Düşünebiliyor musunuz? Her gün yüzlerce çocuk, bombaların altında can veriyor. Avrupa Birliği'nden Amerika'sına sürekli hak ve hürriyetlerinden dem vuranların hiçbiri, çıkıp tek kelime etmiyor, edemiyor. Gazze'deki vahşeti dünyaya duyuran gazetecileri, aileleri ile birlikte İsrail katlediyor, uluslararası basın kuruluşları tek bir açıklama dahi yapmıyor" dedi.

"KUR'AN YAKANLARA 'FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ' DİYEREK İZİN VERDİLER" 

İsrailli bakanların nükleer silaha sahip olduklarını itiraf etmesine rağmen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın bununla ilgili harekete geçmediğini söyleyen Erdoğan, "Kur-an'ı Kerim'i yakan alçakların eylemlerine 'fikir özgürlüğü' diyerek izin verenler, Gazze'deki katliama tepki gösteren vicdan sahibi insanları gözaltına alıyor, tutukluyor, seslerini kısmak için her yolu deniyor. Daha bunun gibi pek çok omurgasızlığa şahitlik ettik, halen de ediyoruz. Gazze, tüm dünyada maskeleri düşürmüş, cafcaflı kavramların arkasına gizlenen gerçek yüzleri ortaya çıkarmıştır. Bu kriz sadece yurt dışında değil; ülkemizde de bir turnusol işlevi gördü. Farklı siyasi görüşlere sahip olsalar da milletimizin ezici çoğunluğu, Gazze meselesinde onurlu ve vicdanlı bir duruş sergiledi. Çeşitli yöntemler ile hukuk ve demokrasi zeminin de İsrail'e tepki gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Sosyal medya mecralarından gazete ve televizyona tüm iletişim araçlarını kullanarak Gazze halkının sesi olan basın mensuplarını tebrik ediyoruz. İsrail, Gazzeli masum çocuklara ve sivillere karşı yürüttüğü savaşın medya cephesini uluslararası basındaki tüm kontrolüne rağmen kaybetmiştir. Dünyanın dört bir köşesinde meydanları dolduran yüz binler gösteriyor ki İsrail, insanlık vicdanında da şimdiden mahkum olmuştur" diye konuştu.  

"BU SÜREÇTE NASIL BİR DURUŞ SERGİLEDİĞİNİZ ÖNEMLİDİR" 

Erdoğan, zaferin Gazzelilerin ve Filistin halkının olacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bundan en küçük bir şüphe duymuyoruz. Bu süreçte bizi asıl üzen, iradesini İsrail'e kaptırmış Batılı ülkelerin suskunluğu değil; Gazi Meclisi'mizin kürsüsünden söylenen kimi sözlerdir. Birileri çıkıyor müstevlilere karşı milli mücadeleyi sevk ve idare etmiş bu yüce çatı altında işgalciler ile vatanlarını savunan insanları bir tutabiliyor. Sayıca çok az da olsa ülkemizdeki bazı kesimlerde gördüğümüz bu tavrın altında yatan sebepleri gayet iyi biliyoruz. Kimi korkaklıktan, kimi tıynetinin bozukluğundan, kimi satılmışlıktan, kimi ideolojik sapkınlıktan şu hakikati göremiyor, görse de umursamıyor. Tabii bu süreçte nasıl bir duruş sergilediğiniz de önemlidir. Ülkemizde birilerinin yaptığı gibi zalim ile mazlumu eşitlemek, zalimi aklamak demektir. CHP ve bazı ortaklarının yaptığı tam olarak budur. Açıkça İsrail yönetimini savunamadıkları için direnişçileri terör örgütü ilan ederek canileri temize çekmeye çalışıyorlar. Bunu da millete tarafsızlık diye yutturabileceklerini düşünüyorlar. Hadi CHP'yi anlıyoruz. Zira onların bu konuda sicili zaten bozuk. YPG'li teröristleri, vatanlarını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum olarak görenlerden, asker, polis katillerinin cenazelerinde poz verenlerden zaten başka bir yaklaşım beklemiyoruz."