Feto Tezgâhları PKK’yı Beslemiştir (1)

FETÖ Örgütü ile ilgili 15 Temmuz 2016 darbesinden bir yıl öncesinden gazetelerde ve bir çok popüler sitede yayınlanan yazım var. Ne yazık ki devlet yöneticileri ve ilgili kamu bürokratları uyudular ciddi manada hiçbir tedbir almadılar. Sonunda ABD köpekleri ile birlikte Feto’cular eski faşistler hep birlikte 15 Temmuz darbesini yaptı. 250 şehit ve 2000 ‘den fazla yaralı verdik. Yetmedi “Kamikaze Fetullahçı Darbe” başlığı ile 5 ay önceden darbeyi haber vererek gazetecilik başarısı gösterdim. Darbenin ABD tarafından Feto’ya havale edileceğini ve başarısız kalacağını öngördüm. Defalarca yazılar yazarak FETÖ’nün Silahlı Kuvvetlerdeki yapılanmasını deşifre edip tedbir alınması gerektiğini yazdım söyledim. En sonunda darbe oldu ve halkımız tanklara göğsünü gererek darbecilerden kurtuldu. Şimdi yargı önünde hesap veriyorlar. Ordumuz hala bu Amerikan köpeklerinden temizlenmeye devam ediyor… Şimdi ordumuz Suriye’de büyük bir operasyon düzenliyor ve her geçen gün PKK terör örgütüne darbe vuruyor. Artık ordu içinden istihbarat alamayan örgüt sonunda tükenme aşamasına geldi. İş sadece zaman ile alakalı bir şekilde sonuçlanma aşamasına geldi. Sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması yüzünden dikkatli bir şekilde hareket edilmesi gerekiyor. Rabbim Kahraman ordumuzu muzaffer eylesin… 1 Şubat 2016 tarihinde yayınlanan yazımda FETÖ örgütünün tezgahlarını şu şekilde izah ederek uyarılarda bulunmuştum. Kısaltılmış olarak tekrar arz etmek istiyorum… Fetullah Gülen’in başında olduğu Terör Örgütü yaklaşık 50 seneden beri faaliyetlerini sürdürüyor. Paralel Devlet Yapılanması-PDY, “amaca ulaşmak için her yol mubahtır” diyerek akıl almaz derecede tahribat yapmaktadır. Tahrip kolay olduğu için ülkemize ve hatta dine verdiği zarar büyüktür. Bunu kelimelerle ifade etmek zordur. Paralel yapının “Yargı-Emniyet-Ticaret” üçlüsü ortak hareket ederek kamu otoritesinin de imkânlarını kullanarak dev bir canavar gibi tahribat yapmaktadır. Eğer bir iş kolunda faaliyet gösterirken paralel yapı ile menfaatleriniz veya ticaretiniz kesiştiği takdirde başınıza gelmedik felaket kalmaz. Yalan ve uydurma delillerle bir sabah ansızın kapınıza dayanıp Paralel Yapının yargı ve emniyet mensupları aracılığı ile ağır cezalara çarptırılabilirsiniz. Bu acı gerçek kısmen MİT Müsteşarının tutuklama girişimi ve asıl olarak da 17-25 Aralık 2013 darbe girişimleri sayesinde görünür hale geldi. Fakat daha tam olarak bilinmiyor. Bunu nasıl yaptıkları konusunda ciddi araştırmalar yapılmalıdır. Zira vatan ve İslam âleminin selameti açısından bu gayret ve çalışmalar vaciptir, zorunludur. Askerlik konusunda yapılanlar ise bir faciadır. Zira 15 yıllık askerlik hayatımda bu insanların nasıl kumpas kurdukları, zavallı asker arkadaşlarımı nasıl avlayıp örgüte soktuklarını pek acıdır. Paralel yapı askeriyede ilk faaliyetlerine 1980’li yıllarda başladı. O yıllarda darbe yapmak moda olduğu için hedef olarak askeri lise ve Harp Okulları hedef seçildi. Darbe yolu ile kısa yoldan devleti ele geçirmek amaçlandı. Bu okullara önce öğrenci sokuldu ve bu öğrenciler vasıtası ile askeri okul öğrencilerini aldatarak kendi saflarına çekmeye başladılar