Alibeyköy Mahallesi Beste Sokak'taki özel bir lisede, okuldan atılmasından sorumlu tuttuğu 74 yaşındaki okul müdürü İbrahim Oktugan'a silahla ateş ederek öldürdüğü gerekçesiyle gözaltına alınan Y.K'nın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Çocuk Suçları Soruşturma Bürosunda ifade veren Y.K, "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak adam öldürme" suçundan tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

ŞÜPHELİNİN İFADESİNE ULAŞILDI

Yunanistan’a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 5 şahıs yakalandı Yunanistan’a yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 5 şahıs yakalandı

Şüpheli Y.K'nın savcılıkta verdiği ifadeye ulaşıldı. Y.K. ifadesinde, 2023-2024 eğitim öğretim yılının ilk döneminin ortalarında başka bir okuldan söz konusu özel liseye geldiğini, burada çeşitli nedenlerle hakkında disiplin cezaları yazıldığını ancak kendisinin bunları imzalamak istemediğini, Aralık 2023'te sınıftayken disiplin cezalarından dolayı okula annesinin geldiğini öğrendiğini anlattı.

Maktul İbrahim Oktugan'ın odasına gittiğini, annesinin de burada olduğunu ve müdürle sözlü tartışma yaşandığını söyleyen zanlı, "Annemin üzerine yürümesi üzerine polisi aradık, daha sonra okulu terk ettik ve olaydan sonra bir daha okula dönmedim. Bizden aldıkları parayı da geri vermediler. Bu olaydan dolayı yaşananları kendime yediremedim." ifadesini kullandı.

Olaydan önce okulda okuyan birini görmesiyle aklına geçmiş olayın geldiğini belirten zanlı, sinirlendiğini ve gördüğü kişiye Oktugan'ın hala okulda olup olmadığını sorduğunu kaydetti.

Zanlı, maktulün çalışmaya devam ettiğini öğrenmesi üzerine 4 Mayıs'ta 10 bin liraya tabanca aldığını ve okula gitmeye karar verdiğini, olay sabahı annesine börek alacağını söyleyerek evden çıktığını, okula gideceğinden kimsenin haberi olmadığını ileri sürdü.

İfadesinde, okula geldiğinde hızlıca müdürün odasına gittiğini belirten Y.K, "Masada oturuyordu, beni görünce ayağa kalktı. Amacım ayaklarından vurmaktı ama bir anda kolunu havaya kaldırınca bana vuracağını düşünerek koluna doğru ateş ettim. İki mermim vardı, ikisi de karnına geldi. Bana saldıracağını düşünerek ateş ettim. Sonrasında hızlıca odadan çıkıp geldiğim kapıya yöneldim ve silahı yere doğru tutarak 'Peşimden gelmeyin.' dedim. Amacım öldürmek değildi, dövmekti. Eve geçtim ve börek götürdüm. Üzerimi değiştirdim. Bir süre sonra da silahı ve telefonumu Alibeyköy Barajı'na attım." dedi.