Osmanoğulları -1-


Tarihte hazıra konan hanedanlar vardır, birde devlet yaratan hanedanlar vardır. Hiç şüphe yok ki Osmanoğulları bunların en azametlileridir. Osmanoğulları bu gün dahi <<Cihan-şümul>>dür. 

Hanedanın ismi bilinenin aksine <<Osmanlı>> değil <<Osmanoğulları>>dır. <<Osmanlı>>; bu hanedanın kurduğu devletin ve bu devletin tebaasının ismidir. Hanedan için Farsça <<Al-i Osman>> ve <<Hanedan-ı Al-i Osman>> tabirleri Osmanlı çağında çok kullanılmış ancak bugün pek kullanılmamaktadır. Hanedan her ne kadar Osman Gazi’nin adını taşıyorsa da, gerçekte hanedanın kurucusu, atası ve yurt tutanı Osman Gazinin babası Ertuğrul Bey’dir. (Büyük tarihçi Hayrullah Efendi; Ertuğrul Bey’i birinci Osmanlı hükümdarı olarak kabul etmektedir. Ben de öyle kabul ediyorum. 1231 – 1922) Osmanoğulları İslam tarihinin ve hatta cihan tarihinin en uzun ömürlü devletini kurmaya muvaffak olmuşlardır.

Kayı Beyliği’nin, İmparatorluğa dönüşme hızı takdire şayandır.

 Şöyle ki:

Ertuğrul Gazi (1231 – 1281) ve oğlu Osman Gazi (1281 – 1324) birer Bey(Prens)’dirler. Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ninde 1326’da Bursa’yı fethi ile Söğüt’ten taşınan Prenslik tacının yerini krallık tacı alır. Orhan Gazi ilk defa <<İmparator>> demek olan <<Sultan>> unvanı takınır. Oğlu l. Murad (1362 – 1389) 1363’te Edirne’yi feth edince artık gerçekten Sultan olmuş ve Devlet İmparatorluk derecesine yükselmiştir.

Osmanoğulları hakkında kaynak teşkil edecek ne yazılmışsa okunduktan sonra en az iki hususta istisna olmadığı neticesine varılır. Biri korkusuzluk ( cesaret değil, cesaretten daha fazla, daha başka bir şey olan korku hissine yabancılık), diğeri de Dine olan saygılarıdır.

Hiç şüphesiz cihan tarihin en uzun ömürlü ve en şerefli hanedanı Osmanoğulları’dır. Bunun yüzlerce örneği vardırşöyle ki:

Osmanlılardan önceki İslam ve İslam öncesi bütün Türk devletlerinde olduğu gibi Hıristiyan devletlerde de toprak, netice itibariyle devlet, hanedanın müşterek ve şahsi malı idi. Nice azametli Türk devletleri bu yüzden yok olup gittiler. Selçukoğulları ve Timuroğulları gibi büyük hanedanlar bu musibet yüzünden mahvolmuşlardı. Keza bu durum Avrupa içinde aynıdır.  Avrupa’nın yeniçağlarında İtalya, Belçika ve Hollanda gibi nice devletler miras şeklinde nice eller değiştirmiştir. Bu durum sahih vesikalar tetkik edildiği zaman Osmanoğulları’nda görülmez. Tarihin en büyük hükümdarı olan Kanuni Sultan Süleyman Han’ınveliahtının, en ehemmiyetsiz bir Selçukoğlu, Timuroğlu Şehzade’siveya Avrupa Prens’i kadar tahsisatı yoktu.

Osmanoğulları öyle büyük güce sahiptiler ki, Kanuni devrinde dünyanın geri kalan bütün devletlerinin güçlerinin toplamı, Osmanlı İmparatorluğu’nunkinden aşağı kalıyordu. Öyle ki, bazı Avrupalı tarihçiler ‘’XVI. asra’’ Sultan Süleyman asrı veya Türk asrı derlerdi. 

Papa V. Pius, Osmanlı aleyhine bir haçlı seferi tertip ederken bütün Avrupa’ya olduğu gibi Fransa Kralı ll. Felipe’ye yazdığı mektupta şunları yazıyor: Hıristiyan âleminde Osmanlıyakarşı tek başına karşı koyabilecek hiçbir devlet yoktur. 8 Mart 1570. Fransa bu davete icabet etmediği gibi Osmanlı’ya bağlılığını bildirmiştir.

Osmanlı’nın iktisadi durumu çok sağlamdı. Avrupa’nın birçok devletinin ve en nüfuslu devleti olan Fransa dış ticaretinin %50’sini Osmanlı ile yapıyordu. Osmanlı, XVIII. Asra kadar dünyanın en iyi ekonomisi olma sıfatını korumuştur. Sonraki bir asırda da en iyi ekonomiler arasında yer almıştır.

Sevgili okuyucularım yazının uzunluğundan sıkılmamanız için yazının devamı bir sonraki yazı olarak yayınlanacaktır.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. ALLAH’a emanet olun.